KARS
KARS resimler şehir resimleri il ve ilçe müdürlüğü merkezi
Kars Doğu Anadolu da ülkemizin en doğusundaki ve aynı zamanda karasal
iklim dolayısıyla da en soğuk illerinden birisidir. Ancak mekanın bu
olumsuzluğu ilin sanayii gelişmesinde nispeten olumsuz olmuş olsa da il
turizm potansiyeli açısından bölgenin başlıca illerinden birisidir.
İl
ülkemizin başlıca kış turizm merkezinden birisidir ve yapılacak
yatırımlarla bu alanda daha da gelişebilir. Bunun yanı sıra kültür
turizmi açısından da tarihin çok eski devirlerine uzanan antik
kalıntıları ve ören yerleri ile önde gelen kültür turizmi açısından da
Yontma Taş Çağından itibaren kesintisiz bir yerleşime sahne olan kent
önde gelen kültür turizm merkezlerindendir.
İSTANBUL
"Orada, Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine
mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeğe değer." Bir koluyla Asya'ya,
diğeriyle Avrupa'ya uzanarak iki kıtayı da kucaklayan kenti Lamartine
böyle tanımlıyor.Başkentler başkenti olarak bilinen, önce Roma, ardından Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu ve kıtalara hükmederek büyük barış coğrafyaları yaratmış, Osmanlı İmpatatorluğuna başkentlik yapan İstanbul, geçmişin ihtişamını gururla korurken modern bir geleceğe doğru ilerlemektedir. İstanbul'daki çeşitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri, pazar yerleri ve doğal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır. Boğazın kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda, grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin pencerelerine yansımasını seyrederek, yüzyıllar öncesinde, insanların bu olağanüstü yeri neden seçtiklerini birden anlar ve İstanbul'un "dünyanın merkezindeki" şehir olduğunu hissedersiniz.
Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500'ü aşkın caminin sulieti başdöndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul'un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile "Mavi Cami" diye anılan Sultanahmet Camii'ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinien zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa'yı, Hz. Meryem'i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süleyman'ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.
Marmara'ya ve Boğaz'a hakim bir tepe üzerinde, 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı yer alır. Topkapı'da Çin Porselenleri koleksiyonunu, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları, sultan kostümlerini, masallardakileri andıran mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz.
Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur.
Yerebatan Sarayı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul'da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası, Eyüp Sultan'ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar.
İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluştuğu, yenilendiği bir şehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı labirentvari yapısıyla geçmişin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler, bakır eşyalar, halılar, çeşit çeşit deri ve süet giyim... Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaşabilirsiniz bu çarşıda.
Boğaz'da bir vapur gezisi, unutulmaz anılarınız arasına girecektir. Boğaz'ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar, 20. yüzyılda yapılan lüks villalar, Dolmabahçe, Göksu ve Beylerbeyi Sarayları, Rumeli ve Anadolu Hisarları, balıkçı köylerinden kalma izler, lokantalar, çay bahçeleri, parklar, gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz'in vahşi sahillerinde denize girip ardından Marmara'nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz.
Eşsiz tarihi ve kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller, istisnai lokantalar, gece kulüpleri, kabareler, tarihi çarşılar ve dükkanlar İstanbul'u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır.
MERSİN
Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel , palmiye
ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri,
yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her
türlü olanağı sağlamaktadır. Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu
Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi
olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.
ISPARTA
Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerinin kesiştiği Göller Bölgesi
denilen noktada yer alan Isparta ili, Eğirdir, Kovada ve Gölcük
gölleri, Kovada ve Kızıldağı Milli Parkları ile zengin bir fauna ve
floraya sahiptir. Inanç Turizminin merkezi Yalvaç ilçesi Anadolunun kültür zenginliğini tüm ihtişamı ile yansıtmaktadır.
Kayak Merkezinin yeraldığı Davraz Dağı, doğa yürüyüşü ve nehir sporlarına elverişli kanyonlar, mağaralar ve dağları ile pek çok doğa sporlarının yapıldığı merkezdir.
Isparta'nın turizm kapısı Eğirdir, alternatif turizm cennetidir. Dağcılık, trekking, rüzgarsörfü, yamaç paraşütü, kampçılık turizm çeşitlerinden birkaçıdır.
ANTAKYA (HATAY)
Antakya yöresini çekici kılan ve tarihi boyunca göçlere açık olmasını
sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının
yanı sıra Anadolu'yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin'e bağlayan
yolların kavşak noktasında bulunmasıdır.Ayrıca Mezopotamya'dan
Akdeniz'e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu
bölgededir.Hatay, inanç turizmi merkezleri,antik kentleri ve yaylalarıyla turizm potansiyeline sahip bir ildir.
HAKKARİ turistik yerler
GİRESUN
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Giresun bir yarımada üzerine
kurulmuştur. Giresun, Anadolu'nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin
kucaklaştığı Karadeniz'in inci kentlerinden birisidir. Doğal ve tarihi
değerler açısından turizme oldukça elverişli bulunan Giresun'un bakir
ormanları, yaylaları ve akarsuları ilgi çekicidir.
DİYARBAKIR
DENİZLİ

-
Bu sayfa Denizli ilinin şehir merkezini anlatmaktadır. Başlığın diğer anlamları için Denizli (anlam ayrım) sayfasına bakınız.
İlin 2007 yılı nüfus sayımı sonucunda toplam nüfusu 907.400'dür. Denizli ilinin kentsel nüfusu 465.300, kırsal nüfusu ise 446.600'dür. Denizli kent merkezinin nüfusu 465.300'dür. Nüfus yoğunluğu 82 kişi/km2'dir. Merkez Hariç 18 ilçe, 100 Belediye, 372 köyü vardır.
Şehrin nüfusu 2008 yılına göre 465.300'dür. Şehrin 1927'de 16.000 olan nüfusu, 1990'da 203.741'e, 2000'de 275.500'e, 2007'de 324.000'e çıkmıştır.2008 nüfusu ise 465.300'dür.Tbmm meclis kararı ile sadece Denizli'ye özel bütünşehir yasası çıkararak merkezde yer alan fakat statüleri belde olan yerleri Denizli Belediyesi'ne bağlanmıştır.Bu belde belediyeleri 2009 yerel seçimlerine katılamayacaklardır.Bütünşehir yasasının yürürlüğe konmasıyla birlikte kent merkezinin nüfusu 465.300'e yükselmiştir.(2007 rakamları)Bu nüfusla Ege Bölgesinde 2.sırayı alır.(İzmir:2.733.000)
Sanayisi ve ticareti çok hızlı gelişen, Türkiye'nin en hızlı kalkınan merkezlerinden biridir.Denizli İzmir'den sonra Ege Bölgesi'nin ikinci büyük kentidir. Anadolu Kaplanları'nın birliğindendir.(Diğer illerin başında Kayseri ve Gaziantep gelmekle birlikte çok sayıda sanayi merkezi dahildir.) Kent, havlu, bornoz ve ev tekstilinde ABD ve AB pazarında iyi bir prestije sahiptir. Havası ve doğası Ege Bölgesi'nin ortalamalarını yansıtır. Valisi Yavuz Erkmen, kentin gelişmesinde en büyük katkısı olan Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi'dir.
Halk arasındaki deyişiyle tozu, kızı ve horoz'uyla ünlüdür; şehrin birkaç noktasında horoz heykeli bulunur. Dünyaca bilinen doğa harikası Pamukkale de şehrin simgelerinden biridir. Karahayıt da uluslararası termal bir merkezdir. Ayrıca en yüksek dağı Honaz Dağı aynı zamanda Ege Bölgesi'nin en yüksek dağıdır(2532).
Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm merkezidir.
|
|




